Diğer Terapiler

< >
  • Rife Frekans Terapisi

    Rife cihazı 1920’lerde Royal Raymond Rife adlı Amerikalı bir bilim adamı tarafından geliştirilmiştir. Her patojenin bir frekansı olduğu, hastalıkların patojenler nedeniyle olduğu ve patojenle aynı frekans verildiği zaman bu patojenlerin öleceği ve patojenin bozduğu hücre frekanslarının düzeleceği teorisi ile çalışmaktadır.

    Devamı
  • SCIO Quantum Biofeedback

    SCIO insanlarda sağlık sorunları ve enerji dengesizliklerini bulan ileri teknoloji bir tamamlayıcı tıp cihazıdır.
    SCIO vücuttaki virüsleri, allerjileri, besinlere hassasiyet ve eksikliklerini, vücudun biyolojik reaksiyonlarını ve titreşimlerini saptayarak ortaya çıkarır.

    Devamı
  • IMEDIS Biorezonans Terapisi

     IMEDIS Expert ileri teknoloji vücut tanılama ve terapi sistemi, elektro akupunktur yöntemiyle tanı ve terapi, bio-işlevsel tanılama, biorezonans terapi ve tıbbın diğer alanlarındaki en güncel başarıların bir sentezidir.

    Devamı

Homeopatik Tedavi

 
Homeopatla Görüşme
 
Doğru homeopatik remedinin seçimi karmaşık bir süreç olup, her hastada görülen farklı bulgulara göre kişiye özel bir remedi verilir; teşhis koyulan hastalığın ismi belirleyici değildir. Her bireyin kendine has fiziksel, zihinsel, duygusal özelliklerine göre verilecek bir remediyi belirlemek de ancak hastayı ve bulgularını detaylı sorular yardımıyla tanıyarak mümkün olur. Hastanın kendi ve şikayeti hakkında söyleyeceği her şey kritik önem taşıyabilir. Bu nedenle de homeopat, görüşmesi sırasında hastanın cevaplarını detaylı şekilde not alır; bazen belli bir konu üzerinde uzun süre durur, farklı sorularla irdeler.
 
Homeopatın sorduğu sorular tıp doktorlarının alışılagelen sorularından çok farklı ve çok daha kapsamlıdır; şikayetlerinin ne olduğunun yanısıra tercih ettiği yiyecekler, rahat ettiği durumlar, korkuları, kişilik özellikleri gibi konularla tüm detayıyla ilgilenir.
 
Akut rahatsızlıklarda homeopatın remediyi belirlemesi genellikle görüşme sonunda gerçekleşse de kronik vakalarda homeopatın not aldığı bulguları düzenlemesi, önceliklendirmesi, hatta çeşitli kaynak kitaplarına başvurarak üzerinde çalışması için zamana ihtiyacı vardır. Bu çalışma sırasında değerlendirdiği seçenekleri eler; karar verebilmek için ilave bilgi gerekli olduğunda hastayı arayarak görüşme sırasında eksik kalmış bir bilgiyi tamamlayabilir. Aynı şekilde hastalar da görüşme sonrasında kendilerini gözlemleyerek daha farklı veya ilave bilgiler vermek isteyebilirler, çünkü insanlar çoğunlukla homeopatın sorduğu detayda kendilerini gözlemlemeye veya ifade etmeye alışık değillerdir.
 
Kaçınılması Gerken Maddeler
 
Hahnemann’ın gözlemlerine göre, kahve içilmesi, nane, ökaliptus ve kafuru gibi kokulara maruz kalınması, homeopatik ilacın etkisini kesmekte veya azaltmaktadır.
 
Günümüzde kahvenin etkilerine dair farklı görüşler oluşmuştur. Kimi homeopat kahve içilmemesi gerektiğini söylerken, kimi de bu kuralın, kahveye karşı hassas olan, uykusuzluk, çarpıntı gibi etkileri olan kişiler için geçerli olduğunu savunmaktadır. En doğru yaklaşım, homeopatik tedavi sırasında kahve içilmesi ve şikayetlerin geri geldiğinin fark edilmesi halinde kahvenin kesilmesi olacaktır. Bir süre sonra kahvenin etkisini yitirerek şikayetlerin yeniden kaybolduğu görülecektir. Bazen alınan remedinin tekrarlanması gerekebilir.
 
Diğer bahsi geçen maddeler içinse, Hahnemann’ın kurallarına uyarak bu maddelerden kaçınılması, örneğin mentollü bir dişmacunu yerine çocuklar için üretilen meyva aromalı dişmacunlarından kullanılması, naneli sakız çiğnenmemesi, naftalin koklanmaması önerilmektedir.
Benzer şekilde, diş doktorlarının kullandığı ağız yıkama sıvıları, diş parlatma maddeleri, uyuşturucu maddeler homeopatik tedavinin etkisini yok edebilirler.
 
Antibiyotik ve kortizon içeren ilaçlar da homeopatik remedilerin etkisini ortadan kaldıran maddelerdir. Zorunlu ve acil durumlar dışında kaçınılması gerekir.
 
Homeopatik tedavide hastalık ismi remediyi belirlemekte rol oynamaz, esas olan hastanın bulgularıdır. Aynı hastalıkla teşhis konmuş hastalara, onların şikayetlerinin detayı ve diğer özellikleri dikkate alınarak farklı remediler verilir. Aynı şekilde, farklı hastalıklarla teşhis konulmuş hastalara aynı remedi verilebilir.