Diğer Terapiler

< >
  • Rife Frekans Terapisi

    Rife cihazı 1920’lerde Royal Raymond Rife adlı Amerikalı bir bilim adamı tarafından geliştirilmiştir. Her patojenin bir frekansı olduğu, hastalıkların patojenler nedeniyle olduğu ve patojenle aynı frekans verildiği zaman bu patojenlerin öleceği ve patojenin bozduğu hücre frekanslarının düzeleceği teorisi ile çalışmaktadır.

    Devamı
  • SCIO Quantum Biofeedback

    SCIO insanlarda sağlık sorunları ve enerji dengesizliklerini bulan ileri teknoloji bir tamamlayıcı tıp cihazıdır.
    SCIO vücuttaki virüsleri, allerjileri, besinlere hassasiyet ve eksikliklerini, vücudun biyolojik reaksiyonlarını ve titreşimlerini saptayarak ortaya çıkarır.

    Devamı
  • IMEDIS Biorezonans Terapisi

     IMEDIS Expert ileri teknoloji vücut tanılama ve terapi sistemi, elektro akupunktur yöntemiyle tanı ve terapi, bio-işlevsel tanılama, biorezonans terapi ve tıbbın diğer alanlarındaki en güncel başarıların bir sentezidir.

    Devamı

Rife Frekans Terapisi

Rife cihazı 1920’lerde Royal Raymond Rife adlı Amerikalı bir bilim adamı tarafından geliştirilmiştir. Her patojenin bir frekansı olduğu, hastalıkların patojenler nedeniyle olduğu ve patojenle aynı frekans verildiği zaman bu patojenlerin öleceği ve patojenin bozduğu hücre frekanslarının düzeleceği teorisi ile çalışmaktadır. Rife cihazıyla çalışmada frekanslar, elde tutulan metal çubuklar ve çıplak ayakla basılan metal plakalar aracılığıyla kişiye verilir. Her seans yaklaşık bir saat sürer. İdeal sıklık gün aşırıdır; ölen patojenlerin vücuttan atılması detoks yan etkileri ortaya çıkarabileceğinden seanslar arasında bir gün ara vermek önerilir. Terapi sırasında rahatsızlık verici herhangi bir şey yoktur; invaziv bir yöntem değildir. Herhangi bir tıbbi yöntemin sağlık otoritesince onaylanabilmesi için randomize klinik çalışmalar yapılması gereklidir, ancak Rife cihazıyla ilgili bulunabilen kaynaklar kullanan kişilerin başarı hikayelerinden oluşmaktadır. Tedavi edici özelliğine dair iddiada bulunmak yasal olarak mümkün değildir.

Rife Frekans Jeneratörü

Rife terapisinde kullandığımız frekans jeneratörü;

  • 0,01 Hz hassasiyetinde 1-20 milyon Hertz aralığında frekans üretir.
  • Audio frekans jeneratörü ve radyo (yüksek) frekans jeneratörü olarak çalışır.
  • RF modda maksimum çıkış voltajı pikten pike 115 V, çıkış gücü yaklaşık 2,7 W’tır. Audio modunda ise maksimum çıkış voltajı pikten pike 38 V, çıkış gücü yaklaşık 0,5 W’tır.
  • 3,1 MHz RF taşıyıcı dalga teknolojisi kullanılır.
  • Aynı anda 8 frekans verilebilen çok kanallı çalışma yapılır.
  • RF modda sinüs veya kare dalga işaret üretmek mümkündür.
  • 1-10.000 Hz aralığında kanal süpürme özelliği bulunmaktadır.

Royal Raymond Rife Kimdir

Royal Raymond Rife (1888-1971) biyoelektrik tıbbın babası kabul edilen bir bilim adamıdır. Geliştirdiği teknoloji, günümüz optik, elektronik, radyokimya, biyokimya, balistik ve havacılık alanlarında hala kullanılmaktadır. Yaşamı boyunca 14 büyük ödül aldı, çalışmaları için Heidelberg Üniversitesi tarafından fahri doktora verildi, 66 yıl boyunca, Zeiss Optics, ABD Hükümeti ve birkaç özel firma için tıbbi cihazlar tasarladı. Rife’ın icatları arasında bir heterodin ultraviyole mikroskobu, mikro-disektör ve bir mikro-manipülatör bulunmaktadır.

1920'de Rife dünyanın ilk virüs mikroskobunu inşa etmişti. 1933'e gelindiğinde ise, bu teknolojiyi mükemmelleştirerek nesneleri 60.000 kat büyütme yeteneğine sahip olan Evrensel Mikroskobu inşa etmişti. Bu inanılmaz mikroskop ile Rife canlı bir virüs gören ilk insan oldu.

Bu teknoloji, temelinde her molekülün kendine özgü bir frekansta salındığı gerçeğine dayanmaktadır.

Royal Rife 1920 yılında kanser virüsünü buldu. Daha sonra normal hücreleri tümör hücresine dönüştürmeye çalıştığı 20.000 başarısız girişimi oldu. Sonunda kanser virüsünü ışınlayıp, ultra ince porselen bir filtreden geçirerek laboratuar hayvanlarına enjekte ettiğinde tümör hücresi elde etmeyi başardı. Rife daha sonra aynı kültürden arka arkaya 400 farklı tümör yarattı ve virüse Cryptocides primordiales adını verdi.

Rife, bu virüsleri görünür hale getirmek için kullandığı prensip ile onları öldürebileceğini düşündü. Bu mikropların doğal rezonans frekanslarının yoğunluğunu onlar yapısal stres altında dağılana kadar arttırdı. Rife bu frekansa “ölümcül salınım oranı” adını verdi. Bu frekansın çevresindeki dokulara zarar vermediğini tespit etti.

Bugünkü Rife cihazları ekranda görünen frekansların harmoniklerini kullanır. Görünen frekansların (770 hz, 880 hz vs) dalgaboyları bu işi yapmak için fazla uzundur. Bu prensip, bir cam kadehi kırmak için kullanılan müzik notası ile açıklanabilir: Cam molekülleri zaten o müzik notasının harmoniklerinden biri ile salınıyordur, yani onunla rezonans halindedirler. Diğer tüm objeler başka bir frekansla salındıklarından sadece cam kadeh parçalanır. Dünyada trilyonlarca farklı rezonans frekansı vardır ve her varlık, her molekül kendi rezonans frekansına sahiptir.

Rife yıllar süren çalışmaları sonucunda, herpes, çocuk felci, menenjit, tetanoz, grip ve çok sayıda tehlikeli hastalık organizmalarını tahrip eden frekansları buldu..

1934 yılında, Güney Kaliforniya Üniversitesi, Pasadena Hastanesindeki terminal kanser hastalarını tedavi için Rife’ın San Diego laboratuvarına getirmek üzere bir Özel Tıbbi Araştırma Komitesi atadı. Komite, hastaları 90 günlük tedavi sonrasında, hala hayattalarsa, incelemekle görevli doktorlar ve patologlardan oluşuyordu. 90 günlük tedaviden sonra komite hastaların %86,5’inin tamamen iyileştiği sonucuna vardı. Kalan %13,5 hasta da tedavide yapılan bir değişiklik ile 4 hafta sonra cevap verdi. Rife teknolojisi kullanılarak yapılan tedavide başarı oranı %100’dü.

20 Kasım 1931 günü Pasadena’da, Rife onuruna, ülkenin en saygın 44 tıp otoritesinin katıldığı, “Tüm Hastalıkların Sonu” adlı bir davet verildi. Ancak 1939’da bu seçkin doktor ve bilim adamlarının hemen hepsi Rife’la tanıştıklarını bile inkar ediyorlardı.

1934’te, Amerikan Tıp Birliği’ni ele geçirmiş olan Morris Fishbein Rife’a bir teklif götürdü. Bu teklifin detayları bilinmemekle birlikte Rife’ın reddettiğini biliniyor. Sonrasında ise felaketler birbirini kovaladı. Rife’ın yıllar boyunca yaptığı çalışmaların kanıtları, filmler, fotoğraflar ve yazılı belgeler çalındı. Rife bu belgeleri yeniden oluşturmaya çalışırken bu kez de virüs mikroskopları saldırıya uğradı, üniversal mikroskobunun bazı parçaları çalındı. New Jersey’de, Rife’ın çalışmalarını doğrulamak üzere çalışmalar yapan Burnet Laboratuvarı kundaklandı. En son olarak da polis Rife’ın 50 yıllık araştırmalarından geriye kalanlara bir araştırma bahanesiyle el koydu.

Ardından 1939 yılında, ilaç endüstrisini kontrol eden bir ailenin ajanlarının etkisiyle Philip Hoyland, ortağı olduğu Beam Ray Corporation'daki kendi ortaklarına dava açtı. Bu şirket Rife frekansı cihazlarını üreten tek firmaydı. Hoyland davayı kaybetti, ama şirket de dava giderleri nedeniyle iflas etti. Bu, Büyük Buhran sırasında, Rife frekans cihazlarının ticari üretiminin tamamen ortadan kalkması anlamına geliyordu.

Rife’ı savunmaya çalışan doktorlar araştırmalarını destekleyen vakıfların bağışlarını ve nüfuzlarını kaybetti.

Öte yandan, Rife terapisini gören doktorlara gördüklerini unutturmak için büyük paralar harcandı.

Dr.Couche ve Dr.Milbank Johnson hariç herkes vazgeçti ve ilaç reçetesi yazmaya geri döndü.

İlaç şirketleri tarafından desteklenen tıbbi dergiler Rife terapisi üzerine yapılan çalışma sonuçlarını yayınlamayı reddetti. Böylece, bir jenerasyon boyunca tıp öğrencileri Rife’ın atılımları hakkında hiçbir şey duymadan mezun oldular.

Yıllar süren emeklerinin sonuçlarının yok oluşuna şahit olan Rife, kalan yıllarında kendini içkiye verdi. 1971 yılında öldüğünde 83 yaşındaydı.

Neyse ki, onun ölümü elektronik tedavinin sonu değildi. Bazı doktor ve mühendisler Rife’ın frekans cihazlarını yeniden üreterek dehasını yaşatmaya çalışıyorlar. Rife teknolojisi 1986 yılında Barry Lynes tarafından yazılan “İşe Yarayan Kanser Tedavisi” adlı kitap sayesinde yeniden bilinir hale geldi.